Neredeyse tüm siyasi partilerin yeni anayasa için ilk üç maddeyi ‘kırmızı çizgi’leri olarak değerlendirmesi sivil bir anayasa yapım sürecinin en sancılı durumunu oluşturuyor.
Ergenekon, Balyoz ve son olarak İnternet Andıcı davalarıyla birlikte birçok muvazzaf ve emekli subay yargılanmaya başladı. Genç Siviller “çok rahat” olsa da, vesayetin merkezlerinden biri olan Ordu’daki rahatsızlık nedeniyle tepki bekleniyordu. Ancak bu tepki biraz farklı oldu. Subaylar darbe yapmadı. Gece sabaha karşı “Türk Milleti adına yönetime el koyduklarını” muştulamadılar veya “Anayasaya aykırı eylemleriyle meşruiyetini kaybetmiş siyasi iktidara karşı Türk Milletinin direnme hakkını kullanarak” meclisi feshettiğini ve hükümeti düşürdüğünü ilan etmediler. İrticaya karşı bin yıl sürecek 28 Şubatvari bir MGK bildirisi yayınlamadılar. “Sözde değil, özde laik bir Cumhurbaşkanı isterük” nidalarıyla ortalığı kasıp kavurmadılar, Anayasa Mahkemesi’ni tehdit edemediler. HSYK’yı, Savcıları meslekten atmak için yollara salamadılar. Kendileri gitti, yani bazıları...
Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet komutanları tepkilerini sadece istifa yoluyla ifade ettiler.
‘Harbiyeli aldanmaz’ inancı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder