Ahmet İnam değerlerle yaşamak ve değerleriyle yaşamak arasındaki farka işaret ederek bu konunun temelinde yatan süreçlere teşhisini koyuyor.Ben bu ifadenin özetini "can" ve "yüz" ayrımında buluyorum:Değerleri özümsemiş,iç dünyasının bir parçası yapmış "can" bir insan ile "elalem ne der" kaygısıyla değerleri yaşarmış gibi gösteren "yüz" bir insan arasındaki fark.
"Maalesef değerleri yaşayamıyoruz,birbirimizi hep araç olarak görüyoruz,herkesi manipüle edilecek,elimizin altında tutulacak araçlar olarak görüyoruz.İyiliği,bana iyi desinler diye yapıyorsam,başkalarının yanında dilenciye para veriyorsam,herkese mütebessim,anlayışlı görünüyorsam,ama amacım başka bir şey ise,'Benim hakkımda' ne kadar iyi bir insan ' desinler de şu makamı elde edeyim,' ise gene aynı durum var. Ve bunun sonucunda, benim kendi yaşamım da başka bir şeyin aracı oluyor.Ama ömrümün sonuna doğru farkına varıyorum ki kendimi adadığım o amaç;yani mevki,güç,mal mülk ya da her ne ise elde etmek istediğim,gerçek anlamını ancak benim yaşamımdan alabilir. Ve benim yaşamım anlamdan yoksun bir boşluktan başka bir şey olmayınca araç ile amacın birbirine karıştığı karmakarışık bir kafa içinde bu dünyadan çekip gidiyorum.
Yaşlandıkça içindeki öfkesi artan,asık suratlı,gittikçe menburlaşan insanların aslında sorunu budur.
Kaynak: İnsan İnsana Sohbetler -1 - Doğan Cüceloğlu - Sayfa 89.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder