24 Mar 2011

Mükemmelliği sağlayan aileler ve öğretmenler nasıl olur?

1970’li yıllarda California Los Angeles Üniversitesi (UCLA) profesörlerinden Ron Gallimore ve Roland Tharp, insanları mükemmelliğe ulaştıran öğretmenleri anlamak için bir araştırma başlatıyor.

Bu amaç için UCLA’nın 88 defa üst üste maç kazanan ve 9 defa üst üste şampiyon olanbasketbol takımının koçu John Wooden’u incelemeye karar veriyor.

İki araştırmacı Wooden’u bir yıl boyunca takip ediyor. Her idmanı izliyor ve kayıt ediyor.Oyuncular ve Wooden ile saatler süren röportajlar yapıyor.

Ortaya inanılmaz büyüklükte bir veri çıkıyor. Veriler tek tek analiz ediliyor.

Veri Analizi

Wooden tam 2326 tane öğretmenlikle ilgili davranışta bulunmuş. Bu davranışları 3kategoriye ayırıyorlar: övgü davranışları, eleştiri davranışları ve bilgilendirici geri bildirimdavranışları.

Sizce bu davranışların yüzdeleri nedir?

Eğitimcilere sordum, tahminleri  %80 övgü olduğu yönünde.

Ama gerçek hiç de öyle değil.

Övgü davranışları sadece % 6.9.

Eleştiri davranışları % 6.6.

Bilgilendirici geri bildirimlerin oranı ise %86.5.

Davranış farklılıkları

Daha önceki bir yazımda da bahsettiğim gibi övgü davranışları özbilgiyi artırmadığı için çok etkili değil.

Eleştiri davranışları da kişinin ‘ben yapabilirim’ duygusunu öldürüyor.

Ama özbilgiyi artıran bilgilendirici geri bildirimler hem kişiyi mükemmelliğe ulaştırıyor hemde uzmanlaşan kişinin özgüveni gelişiyor.

Amaç

Bilgilendirici geri bildirimlerin amacı neyi nasıl yapacağını göstermek.

Wooden çok az konuşuyor. Her oyuncuya tam olarak neyi yanlış yaptığını gösteren geribildirim veriyor, doğrusunu gösteriyor ve oyuncuya saatlerce pratik yaptırıyor.

Wooden yanlışı söylerken yuvarlak ifadeler kullanmıyor. Tam olarak neyin yanlış olduğunu çok iyi şekilde aktarıyor. Örneğin, şut atışın yanlış demiyor. Bileğinin ve bedenin şu pozisyonundan dolayı yanlış diyor.

Okul ve aile ortamı

Okul ve aile ortamlarında öğretmenleri ve aileleri gözlemlediğim zaman çok azbilgilendirici geri bildirim görüyorum. Böyle bir kültürümüz yok.

Aileler çoçuklarını övüyorlar; ama çocuğun neyi, niçin doğru yaptığını söylemiyorlar.

Ya da istenmedik davranışlarda ‘Ayıp, yapma!’ ya da ‘Sakın bir daha bunu yapma’ diyorlar; ama neyin neden yanlış olduğunu söylemiyorlar.

Bir kompozisyondan iyi not alan çocuk aynı notu ikinci kompozisyonda alamıyor çünkübirincide neden yüksek not aldığını bilmiyor.

Kötü not alan çocuk sürekli kötü not alıyor; çünkü nerede yanlış yaptığını ve nasıldüzelteceğini bilmiyor.

Aile ve okul ortamında özbilgiyi artıran bilgilendirici geri bildirim kültürü yaratmadıkçaçocuklarımızdan mükemmellik bekleyemeyiz.

Özgür Bolat
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/17356437.asp?yazarid=313&gid=61

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder