Mırın bir şeyler söyleyip duruyormuş, ama Kırın onu dinlemek istemiyormuş.Başına gelenlerle yüzleşmek istemiyormuş, bu yüzden her şeye boşvermiş.
İnsancıkların davranışları etkileyici veya üretken değil,ama bunu anlayabiliriz.
Peynir bulmak hiç de kolay değilmiş ve bu,insancıklara sadece her gün yiyebilecek kadar Peynir’e sahip olmaktan daha fazla şey ifade ediyormuş.
Peynir’i bulmak,insancıkların mutlu olmak için ihtiyaç duyduklarını sandıkları şeyi elde etmenin yoluymuş.Peynir onlara,zevklerine bağlı olarak,kendilerince bir şeyler ifade ediyormuş.
Bazıları için Peynir bulmak maddi şeylere sahip olmakmış.Bazıları için de sağlığın tadını çıkartmak,ruhsal olarak kendini iyi hissetmek anlamına geliyormuş.
Kırın için Peynir kendini güvende hissetmek,bir gün sevgi dolu bir aileye sahip olmak ve Çedar Yolu’nda sevimli bir kulübecik almakmış.:))))
Mırın için ise Peynir diğerlerini yöneten Büyük Peynir olmak ve Kaşar Tepesi’nde bir ev almak anlamına geliyormuş.
Peynir onlar için önemli olduğundan,iki insancık uzun süre ne yapacaklarını düşünmüşler.Yapabilecekleri tek şeyin P Peynir İstasyonu ‘nu iyice araştırıp Peynir ‘in gerçekten kaybolup kaybolmadığına bakmakmış.
Koklarca ve Koşarca çabuk çabuk hareket ederken, Mırın ve Kırın başlarına gelen adaletsizliğe isyan ediyorlarmış.
Her şeye mırın kırın ediyorlarmış. Kırın bunalmaya başlamış.Peynir’i yarın orada bulamazlarsa ne olacakmış? Geleceğe yönelik bütün planlarını Peynir’e göre yapmış.
İnsancıklar bir türlü inanamıyorlarmış.Nasıl olmuş bu? Kimse onları uyarmamış ki!Böyle olacağını düşünmemişler.
O akşam eve aç ve umutları yıkılmış bir halde gitmişler.Ama çıkmadan önce,Kırın duvara şunları yazmış:
“PEYNİR, SENİN İÇİN NE KADAR ÖNEMLİYSE ,ONU BULMAYI O KADAR ÇOK İSTERSİN.”
Ertesi sabah Mırın ve Kırın evden çıkıp P Peynir İstasyonu ‘na gitmişler.Hâlâ Peynir ‘lerini bulmayı umuyorlarmış.
Ancak durum değişmemiş,Peynir yokmuş.İnsancıklar ne yapacaklarını bilemiyorlarmış.İki heykel gibi hareketsiz,kalakalmışlar.
Kırın gözlerini sımsıkı yummuş,elleriyle de kulaklarını tıkamış.Her şeyi unutmak istiyormuş.Peynir ‘in yavaş yavaş azalmış olduğunu bilmek istemiyormuş.Her şeyin birden olduğuna inanıyormuş.
Mırın durumu tekrar gözden geçirmiş.Geniş bir inanç sistemine sahip karmaşık beyni yavaş yavaş devreye girmiş.”Bunu bana neden yaptılar?” diye düşünmüş.”Burada neler oluyor?”
Sonunda Kırın gözlerini açmış,çevresine bakınmış ve “Bu arada Koklarca ve Koşarca neredeler?” diye sormuş.”Sence bizim bilmediğimiz bir şey biliyor olabilirler mi?
Mırın burun kıvırmış:”Ne biliyor olabilirler ki?” Sonra devam etmiş:”Onlar basit fareler.Sadece olanlara tepki verirler.Biz insancıklarız.Özeliz biz.Bunu görebilmemiz gerekir.Üstelik biz daha iyisini hak ediyoruz.”
“Daha akıllı olduğumuzu biliyorum,”demiş Kırın. “Ama şu anda pek akıllıca davranmıyoruz.Burada bir şeyler değişiyor.Belki de bizim de değişmemiz ve bazı şeyleri farklı görmemiz,bakmamız ve yaşamamız gerekiyor.”
Aralarında bir süre konuşmaya devam etmişler ve bazı sorulara cevap aramışlar.Kırın bir öneride bulunmuş..”Belki de artık bu durum üzerinde durmaktan vazgeçip Yeni Peynir aramaya çıkmalıyız,ne dersin?
“Hayır,” diye karşı çıkmış Mırın,”ben işin kökenine ineceğim.”
Mırın ve Kırın ne yapmaları gerektiğine karar vermeye çalışırlarken,Koklarca ve Koşarca yollarına devam ediyorlarmış.Labirentte ilerlemişler,koridorlarda gidip gelmişler ve bulabildikleri her Peynir İstasyonu’nda peynir aramışlar.
Yeni Peynir bulmaktan başka düşünemiyorlarmış. Daha önce hiç görmedikleri bir yere Y Peynir İstasyonu’na gelene kadar da bulamamışlar.
devam edecek...........
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder