16 Eyl 2010

Teknolojik buluşlar ile ücretler ve işsizlik oranı (veya istihdam) arasındaki ilişki.(Okurken biraz odaklanma ve şirketinizle ilgili değerlendirme için bir beyin fırtınası)

Işçilerin üretkenliğini arttıran, birim zamanda daha fazla üretim yapmalarını sağlayan teknolojik buluşlar işçilerin maaşlarını arttırır mı azaltır mı?

 

Teknolojik buluşlar şirketlerin daha az kişiyi çalıştırmasına mı neden olur, yoksa daha fazla kişiyi mi?

İdeolojik yaklaşımların katılığı ve veri analizi konusunda yetersiz olanlar  verimliliğin artması sonucu şirketlerin daha az kişiyi çalıştıracağını, ücretlerin değişmeyeceğini hatta bazen azalacağını iddia ederler.

 

Ekonomi teorisinin insanlığa en büyük katkılarından bir tanesi de yukarıda sorduğum sorunun cevabını vermesidir. Bu öyle kolay cevap verilen bir soru değildir, milyonlarca insan bu soruya yanlış cevap verdikleri için hayatlarından olmuşlar, yüzlerce yıl göreceli yoksulluk içerisinde yaşamaya ve zor tercihleri yapmaya kendilerini mahkum etmişlerdir.

 

Kapitalizm ve liberalizm yukarıdaki soruya doğru cevap verdiği için başarılı olmuş, sosyalizm, komünizm, marksizm ve faşizm ise maalesef bu soruya doğru cevap verememişlerdir. O yüzden bu sorunun cevabının basit olduğu yanılgısına düşmeyin.

Dünyada özgürlüğün bayrağını taşıyan Amerika bu günlere büyük hatalar yaptıktan sonra ulaşmıştır. Bundan çok değil daha 150 yıl önce Amerika’da kölelik vardı, insanlar mal gibi alınıp satılıyordu. Hikayemiz 18. yüzyılın sonunda Amerika’da “cotton gin” adı verilen pamuğu çekirdeğinden ayırmaya yarayan aletin icat edilmesiyle başlıyor. O güne kadar bir işçi bir gün boyunca çalışarak yaklaşık yarım kilo pamuğu kökünden ve çekirdeğinden ayırabiliyor, oldukça zor bir iş bu (pamuk da cok hafif zaten). Pamuk makinası ise aynı işçinin üretkenliğini 50 kat arttırarak günde 25 kilo pamuk üretmesine olanak sağlıyor. Son derece radikal bir teknolojik buluş bu.Dünyanın kaderini değiştiren cinsten.

 

Şimdi burada bir dakika durun ve bu keşfin Amerika’da pamuk üretiminde çalışan kölelerin sayısını nasıl etkileyeceğine cevap verin. Peki bir köleye bu iş için verilen ücretlere (bu durumda ücret köleyi kaçırıp Amerika’ya getiren köle tacirine veriliyor aslinda) ne olur?

Bu keşiften önce Amerika’da köleliğin uygulamada olduğu 6 eyalette toplam 700 bin adet Afrika kökenli köle varmış. Keşiften sonraki 50 senede köle sayısı hızla artmaya başlamış ve 1850 yılında 3,2 milyona yükselmiş, Amerikan iç savaşından önce bu rakamın 4 milyona yaklaştığı söyleniyor. Köleliğin uygulamada olduğu eyalet sayısı ise 15’e yükselmiş. 1860 yılında güneyde yaşayan her 3 kişiden bir tanesi köle imiş. Amerika yaptığı keşifle dünyanın geri kalanına kıyasla çok büyük bir rekabet gücü kazanmış ve pamuk üretimi Amerika’da o kadar yaygınlaşmış ki tüm dünya üretiminin %70’ine yakınını Amerika yapmaya başlamış. O zamanın endüstri devi olan Ingiltere’nin pamuk ithalatının %80’i Amerika tarafından karşılanıyormuş.

Göreceğiniz üzere işçi üretkenliğini arttıran bir keşif maliyetlerinizi düşürdüğü için rekabet gücünüzü arttırıp çok daha fazla üretim yapmanızı sağlıyor. Yani teknolojik buluştan sonra üretim miktarı sabit kalmıyor ki daha az işçi çalıştırasınız, aksine talep o kadar hızlı artıyor ki dünya üzerinde giyecek donları olmayan milyonlarca insan sizin ürettiğiniz pamuktan yapılan donları giymeye başlıyor.

 

Ideolojik yorumcular teknolojik gelişmelerin bu boyutunu kavrayamıyor, pastanın boyutu hep sabit kalıyor şeklinde ölümcül bir yanlış varsayıma düşüyorlar.

Peki teknolojik gelişmeler işçi ücretlerini nasıl etkiler. Cotton gin buluşundan önce bir erkek köle pazarda $100 civarında bir ücrete satın alınıyormuş. Köleliği savunduğumuz gibi bir yanlış düşünceye kapılmayın, bundan daha insanlık dışı başka bir uygulama olabilir mi bilemiyorum, bu uygulamanın da Amerika gibi ülkede 150 sene once yapılıyor olması ise ayrı bir utanç kaynağı, hala bunun yaralarını sarmaya çalışıyor ülke.

 

Keşiften sonra kölelerin ücretleri ne olmuş peki? Ilk etapta $100’dan $200’a çıkmış,  erkek kölenin fiyatının $1000’a yükseldiğini, kadın kölelerin $800’a, çocuk kölelerin ise $500’a yükseldiğini söyleyelim. Yapılan açık arttırmalarda köle ailelerinin rutin olarak parçalandığını babanın, annenin ve çocukların farklı farklı köle sahiplerine satıldığını belirtmeme gerek var mı bilemiyorum.


Verimliliğin artması demek bir işçinin katma değerinin artması demektir. Bu da işçilere olan talebi arttırır, azaltmaz. O yüzden bir yandan üretim artarken bir yandan da piyasadaki işçileri istihdam etmek için şirketler daha yüksek ücretleri vermeye razı olurlar. Mikro ekonomide bu bahsettigimiz durumu aciklamak icin marjinal uretkenlik kavrami kullanılır. Şirketler işçilerin marjinal üretkenlikleri aldıkları ücrete düşene kadar işçi istihdam ederler, eğer marjinal üretkenlik bir inovasyon (bkz. inovasyon nedir) neticesinde yükselirse işçi ücretleri de yükselir, istihdam edilen işçi sayısı da. Mikro ekonomi dersinde hocalar teorik olarak bu konuyu anlattıkları vakit öğrenciler çok iyi anlamazlar. Eğer yukarıda verdiğim örnekle birlikte bu konu anlatılırsa öğrenciler hayatları boyunca unutamayacakları bir ders öğrenmiş olurlar

 

Cotton gin makinesinin keşfi Amerika’daki kölelik problemini azaltmamış aksine hem daha yaygınlaşmasına neden olmuş hem de ekonomik olarak çözülmesini imkansız hale getirmiştir. Bunun neticesinde de Amerika tarihinin en büyük savaşına sürüklenmiş ve insanlık dışı kölelik uygulamasına yüzbinlerce insan kanlarını dökerek son vermiştir. Amerika’da iç savaş neticesinde ölen insanların sayısı hem birinci hem de ikinci dünya savaşında ölen Amerikalilarin sayısından daha fazladır.

 

Pamuk makinesinin keşfinden önce köle sahiplerine 70 milyon dolar ödeyerek ortadan kaldırılabilecek bir problem hem köle sayısının 5 kat, hem de köle fiyatlarının 10 kat artması neticesinde 50 kat daha büyük bir probleme dönüşmüş ve çözümü ancak kan dökerek gerçekleşmiştir.

Modern dünyada çalışma koşullarının ve ücretlerin iyileşmesinin en önemli nedeni işçi devrimi veya marksizm değildir. Işçilik ücretlerinin ve çalışma koşullarının iyileşmesinin nedeni işçilerin üretkenliğini arttıran teknolojik buluşlardır. Kapitalizm bu yüzden mevcut sistemler arasında şimdilik en insancıl ekonomik sistemdir. Sendikalar, işçi organizasyonları zorlayarak işçilerin ücretlerini ve çalışma koşullarını belki %20 iyileştirir, oysa teknolojik gelişmeler işçilerin ücretlerinin yuzlerce kat artmasını sağlar.

 

Yazıya bir zihin jimnastiği ile son verelim:

 

Neden Amerika’daki berberler saatte $20-30 dolara saç keserken, Hindistan’daki aynı yetenek ve kalitede saç kesen berberler saatte $1’ın altında bir ücrete saç keser? Peki Amerika ve Hindistan arasındaki ücret farkı bilgisayar mühendisleri için neden daha azdır?


Kaynak:İnan Doğan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder